İdari Yargıda İstinaf ve Temyizde Yeni Dönem: Tek Hâkim Sınırı, Kaldırma Kararları ve Danıştay'a Temyiz
Av. Berk İşcan · 24 Ekim 2026 · 3 dk okuma

İdari işlem veya eyleme karşı dava açan kişi ve kurumlar bakımından yargılamanın hangi aşamada, hangi mahkemede ve ne kadar sürede sonuçlanacağı büyük önem taşır. 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, idari yargılamada üç noktada önemli değişiklik yapmıştır: tek hâkimle görülecek davaların sınırı, istinaf incelemesinin sonuçları ve Danıştay'a temyiz imkânı. Bu yazıda bu değişiklikleri sade bir dille ele alıyoruz.
1. Tek hâkimle görülecek davalarda yeni parasal sınır (2576 sayılı Kanun m.7)
İdare mahkemelerinde, düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç olmak üzere, konusu 486.000 Türk Lirasını aşmayan iptal ve tam yargı davaları idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenir. Kanun, bu maddenin birinci fıkrasını yeniden düzenlemiş ve ikinci fıkradaki "yirmibeşbin" ibaresini de "dört yüz seksen altı bin" olarak değiştirmiştir. Diğer tek hâkim davaları (örneğin öğrenci disiplin cezaları, kamu görevlilerinin yolluk, lojman ve izin işlemleri, uyarma cezası) de aynı maddede sayılmaya devam etmektedir.
Geçiş: Bu değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanır.
2. İstinaf incelemesinin sonuçları (İYUK m.45)
Bölge idare mahkemesi (BİM) istinaf incelemesinde artık şu sonuçlardan birine varır:
- Kararı hukuka uygun bulursa, istinaf başvurusunu reddeder.
- Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gerekçeyi yanlış veya eksik bulursa, gerekçeyi değiştirerek başvurunun reddine karar verir.
- Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse, düzeltmeyi yaparak başvurunun reddine karar verir.
- Kararı hukuka uygun bulmazsa kararı kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verir (m.45/4).
Böylece BİM'in, ilk derece kararını düzeltmeden dosyayı geri göndermesi sınırlandırılmıştır.
3. Dosyanın geri gönderilebileceği hâller artık sınırlı sayıda (İYUK m.45/5)
BİM, istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp dosyayı kararı veren mahkemeye gönderebilir ancak yalnızca şu hâllerde ve kesin olarak:
- İlk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması,
- Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkemenin ya da reddedilmiş veya yasaklanmış hâkimin bakmış olması,
- Dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi,
- Dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi,
- Talep hakkında karar verilmemesi veya eksik hükümle karar verilmesi,
- Keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği hâlde yaptırılmadan karar verilmesi,
- Duruşma yapılması gerektiği hâlde yapılmadan karar verilmesi.
Son iki hâlde (keşif/bilirkişi ve duruşma) BİM, eksikliği kendisi giderip karar verebilir. Maddede sayılan bu hâller dışında kararın kaldırılarak dosyanın geri gönderilmesine karar verilemez.
4. Kaldırma kararından sonra Danıştay'a temyiz (İYUK m.46/2)
Yeni ikinci fıkraya göre, İYUK m.46/1'in kapsamında olmayan davalarda BİM'in istinaf incelemesinde ilk derece kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay'da temyiz edilebilir. Ancak şu dava ve işlerde, kaldırma üzerine yeni bir karar verilmiş olsa bile temyiz yoluna başvurulamaz:
- İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar,
- 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun'dan kaynaklanan davalar,
- 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'dan kaynaklanan davalar,
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'ndan kaynaklanan davalar,
- BİM'in yeniden verdiği karar ile ilk derece kararı arasındaki farkın, temyiz sınırının altında kalması ve miktar itibarıyla İYUK m.45/1'deki parasal sınırı geçmemesi,
- Yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar.
Aynı Kanunla, İYUK m.46/1'deki sayılı temyiz hâllerinden (c) bendi yürürlükten kaldırılmıştır. Danıştay temyizinin diğer sayılı hâlleri (düzenleyici işlemler, belli sınırı aşan vergi ve tam yargı davaları, imar planları, kamu görevinden çıkarma gibi) yerinde durmaktadır.
Geçiş: Bu değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten sonra BİM'lerce verilen kararlar hakkında uygulanır; bu tarihten önce verilen kararlar hakkında eski hükümler uygulanmaya devam eder.
5. Süreler ve dikkat edilecek noktalar
- İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı istinaf süresi 30 gündür (kararın tebliğinden itibaren). Belirli bir parasal sınırı geçmeyen davalardaki kararlar kesindir (m.45/1).
- İvedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf yoluna başvurulamaz (m.45/8).
- Dava konusunun değeri, kararın hangi mahkemeye taşınabileceğini belirlediğinden, dava açılırken talep edilen tutarın doğru hesaplanması önem kazanmıştır. Parasal sınırlar yeniden değerleme oranında güncellendiğinden başvuru tarihindeki güncel tutar kontrol edilmelidir.
- Tek hâkimle görülen davalar bakımından, istinaf sonrası yeniden verilen karara karşı Danıştay yolu kapalıdır.
Sonuç
Değişiklikler, idari yargılamayı hızlandırmayı ve dosyaların ilk derece mahkemelerine gereksiz yere geri gönderilmesini sınırlamayı amaçlıyor. Dava açacak kişiler bakımından en önemli sonuç şudur: Davanın değeri ve niteliği, hangi mahkemenin ve kaç hâkimin bakacağını, ayrıca karara karşı hangi kanun yollarına gidilebileceğini belirlemektedir. Süreler kısa ve hak düşürücü olduğundan karar tebliğ edildiğinde süre hemen hesaplanmalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda hukuki destek alınması önerilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez.
İlgili yazılar

İdare Hukuku
İdari Para Cezasına İtiraz: 15 Günlük Süre, Başvuru Mercii ve Peşin Ödeme İndirimi
Kabahatler Kanunu'na göre idari para cezasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru: 15 günlük süre, dilekçede bulunması gerekenler, yargılama süreci, yüzde 25 indirim ve idari yargıya gidilmesi gereken hâller.
22 Ekim 2026 · 2 dk okuma