+90 (226) 811 29 28info@iscan.av.tr
Hukuki Bilgilendirme

Hukuk Davalarında Yeni Usul Kuralları: Kısmi Davada Talep Artırımı, Üç Aylık Duruşma Aralığı, Birleştirme ve Temyiz Sınırı

Av. Berk İşcan · 23 Ekim 2026 · 3 dk okuma

Hukuk Davalarında Yeni Usul Kuralları: Kısmi Davada Talep Artırımı, Üç Aylık Duruşma Aralığı, Birleştirme ve Temyiz Sınırı

31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) da önemli usul değişiklikleri yapmıştır. Belirsiz alacak davasının kaldırılmasını başka bir yazımızda ele almıştık. Bu yazıda, dava açmayı veya davada taraf olmayı düşünen herkesi ilgilendiren diğer HMK değişikliklerini inceliyoruz.

1. Kısmi davada talebin artırılması (HMK m.109/4)

HMK'nın 109. maddesine göre talep konusu bölünebilir nitelikteyse alacağın yalnızca bir kısmı dava edilebilir. Yeni dördüncü fıkra ise şunu öngörmektedir:

  • Alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir.
  • Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Genel olarak kısmi davada zamanaşımının yalnızca dava edilen kısım için kesildiği kabul edilir; artırılan kısım için yeni dava açıldığında zamanaşımı itirazıyla karşılaşma riski doğabilirdi. Yeni düzenleme bu riski, artırım yapılan hâllerde ortadan kaldırmaktadır. Alacağın tam miktarı dava açılırken kesin olarak bilinemiyorsa, belirsiz alacak davasının kaldırılmasından sonra bu imkânın uygulamada daha fazla önem kazanması beklenebilir. Bu düzenlemenin ıslah müessesesiyle ilişkisi ve uygulamadaki sınırları ise yargı kararlarıyla netleşecektir.

2. Duruşmalar arasında en fazla üç ay (HMK m.147/3)

Yeni fıkra uyarınca duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir. Amaç, yargılamanın makul sürede sonuçlanmasıdır. Taraflar bakımından önemli olan, ertelenen duruşmanın gerekçesinin ve verilen sürenin tutanaktan izlenebilmesidir.

3. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması (HMK m.166 ve m.168)

  • Bağlılık: Birleştirme kararı verilen davalarda ilk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır (m.166).
  • Birleştirme kararına karşı kanun yolu: Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen davalar bakımından verilen birleştirme kararına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilir (m.168/1).
  • Ayırma kararları: İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna ancak hükümle birlikte gidilebilir. Bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme sebebi, Yargıtay'da ise bozma sebebi oluşturmaz (m.168/2).

4. İstinaf sonrası temyiz sınırı (HMK m.362/3)

Bölge adliye mahkemesi, istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar verirse, bu kararın temyizi için yeni bir ölçüt getirilmiştir:

  • Kararın kabul edilen veya reddedilen kısmının miktar veya değeri, HMK m.341/2'deki parasal sınırın üzerindeyse karar temyiz edilebilir.
  • Bölge adliye mahkemesinin yeniden verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark, 341/2'deki parasal sınırı geçmiyorsa, miktar olarak temyiz sınırının altında kalan bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.
  • Karar yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse, temyiz sınırının altında kalan bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.

Parasal sınırlar her yıl yeniden belirlendiğinden, güncel tutarın başvuru tarihinde kontrol edilmesi gerekir.

5. SEGBİS ile katılımda imza (HMK m.149/4)

Ses ve görüntü nakli yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılan kişiler bakımından; ikrar, yemin, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh hâlleri dışında elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz. Bu fıkra, Kanun'un yürürlük maddesine göre yayımından üç ay sonra, yani 31 Ekim 2026'da yürürlüğe girecektir.

Yürürlük ve geçiş

Kanunun yürürlük maddesine göre yukarıdaki değişikliklerden HMK m.149 dışındakiler yayım tarihi olan 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikler için Kanun'da ayrı bir geçiş hükmü bulunmamaktadır; yalnızca belirsiz alacak davasına ilişkin 107. maddenin kaldırılması için, kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda eski hükmün uygulanmaya devam edeceği düzenlenmiştir. Derdest davalara bu kuralların nasıl yansıyacağı yargı uygulamasında somutlaşacaktır; bu nedenle somut dosyalarda değerlendirme ayrıca yapılmalıdır.

Sonuç

Değişiklikler kısmi dava açma stratejisini, duruşma takvimini ve kanun yolu tercihlerini doğrudan etkilemektedir. Özellikle kısmi dava açacak kişilerin artırım imkânını ve zamanaşımına etkisini, kanun yoluna başvuracakların ise yeni temyiz ölçütlerini dikkate alması gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda hukuki destek alınması önerilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Paylaş:LinkedInXWhatsApp

İlgili yazılar

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı: Ne Değişti?

Hukuki Bilgilendirme

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı: Ne Değişti?

7589 sayılı Kanun ile HMK'nin 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Alacak davalarında artık hangi yol izlenecek ve kısmi davada talep artırımı nasıl yapılacak?

18 Ekim 2026 · 1 dk okuma